İman esasları · 6. ders · 5 dk
Âhirete ve kadere iman
Kısa cevap
Ölüm ve kabir
Ölüm, ruhun bedeni terk etmesidir; kabir, dünya hayatı ile âhiret hayatı arasında bir geçiş yeridir. Kabirde Münker ve Nekir "Rabbin kim? Peygamberin kim? Dinin ne?" diye sorar.
Kıyamet
Zamanını Allah'tan başka kimse bilemez; yer ve göklerin düzeni bozulacak, bütün âlem yıkılacaktır.
Öldükten sonra dirilme ve mahşer
İsrâfil ikinci kez Sûr'a üfürünce bütün yaratıklar dirilir, kabirlerinden kalkıp mahşer yerinde toplanır.
Amel defteri ve hesap
Kirâmen Kâtibîn'in yazdığı defterler dağıtılır; hiç kimsenin hakkı kaybolmaz, kimseye haksızlık yapılmaz.
Mîzan
Keyfiyeti Allah tarafından bilinen bir terazide iyilikler ve kötülükler tartılır.
Sırat
Cehennem üzerine kurulmuş, kıldan ince ve kılıçtan keskin bir köprüdür.
Cennet ve cehennem
Cennet mükâfat, cehennem azap yeridir; müminlerden günahkâr olup affedilmeyenler günahları nispetinde azap gördükten sonra cennete girer.
Kadere iman
Kader, Allah'ın ezelden ebede kadar olacak şeylerin zaman ve yerini, niteliklerini önceden bilmesi ve takdir etmesi; kazâ, ezelde takdir buyurduğu şeyleri zamanı gelince takdir ettiği şekilde yaratmasıdır. Allah insanlara akıl, irade ve güç vermiştir; insanın bu seçme gücüne "irâde-i cüz'iyye" denir. İrademizi hangi tarafa sarf edersek Allah onu ona uygun yaratır; bu yüzden yaptıklarımızdan sorumluyuz ve "Allah böyle takdir etmiş" diyerek mazeret gösteremeyiz.
Tevekkül, kendine düşeni yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmaktır: "Deveni bağla da öyle tevekkül et." Kazâ ve kadere güvenip çalışmayı bırakmak doğru olmadığı gibi, tedbir almayı tevekküle engel saymak da caiz değildir. "Çalışmak bizden, vermek Allah'tan."