Oruç · 4. ders · 5 dk
Kaza, fidye ve kefaret
Kısa cevap
Hastalık
Oruç tutarsa hastalığının artmasından veya uzamasından korkan hasta; iyileşince kaza eder.
Yolculuk
Yaklaşık 90 km mesafeye yolculuğa çıkan kimse; dönünce kaza eder. Güçlük yoksa yolcunun oruç tutması daha hayırlıdır.
Tehdit edilmek
Ölümle veya vücuduna zarar verilmekle tehdit edilen kimse orucunu bozabilir, sonra tutar.
Gebe ve emzikli olmak
Kendisine veya çocuğuna zarar gelmesinden korkan kadın; bu hâl sona erince kaza eder.
Şiddetli açlık ve susuzluk
Aklının bozulmasından veya vücuduna ciddi zarar gelmesinden korkan kimse; sonra kaza eder.
Yaşlılık ve düşkünlük
Oruca dayanamayan yaşlılar ve iyileşme ümidi olmayan hastalar; kaza edemeyecekleri için her gün için fidye verirler.
Fidye: Ramazan'ın her günü için verilir, tutarı fitre kadardır. Ramazan'ın başında, içinde ya da sonunda verilebilir; hepsi bir fakire ya da ayrı ayrı fakirlere verilebilir. Fidye veren kimse ileride oruç tutabilecek duruma gelirse tutamadığı oruçları kaza eder; önceki fidyeler nafile bağış sayılır.
Keffaret: Bozulan bir gün orucun yerine iki kamerî ay veya altmış gün peş peşe oruç tutmaktır; ayrıca bozulan oruç da kaza edilir. Keffaret yalnız Ramazan orucunun mazeretsiz, bile bile bozulmasının cezasıdır; diğer oruçlar bozulursa yalnız kaza gerekir. Ara verilirse altmış gün yeniden başlanır; kadın araya giren âdet günlerini tutmaz, temizlenince ara vermeden devam eder. Keffaret orucuna gücü yetmeyen yaşlı veya hasta, altmış fakiri sabah ve akşam doyurur ya da her gün için bir fitre miktarı verir.
Kaza oruçları peş peşe ya da aralıklı tutulabilir; borcu bir an önce ödemek için peş peşe tutmak daha iyidir. Kaza edilmeden yeni Ramazan gelirse önce Ramazan orucu tutulur, sonra eski borçlar tutulur.