Ahlâk ve âdâb · 1. ders · 5 dk
Güzel ahlâk: doğruluk, emanet, merhamet
Kısa cevap
İslâm ahlakının kaynağı Kur'an-ı Kerim'deki ahlak ilkeleri ile bunları hayata geçiren Peygamberimizin örnek davranışlarıdır. Hz. Âişe, Peygamberimizin ahlakını soran kişiye "O'nun ahlakı Kur'an idi." cevabını vermiştir. İslâm'ın hükümleri kısaca iki maddede özetlenir: Allah'a ibadet etmek ve Allah'ın yarattıklarına şefkat ve merhamet göstermek.
Doğruluk
Ahlakın temeli doğruluktur; Müslümanda bulunması gereken güzel huyların başı da budur. Doğru konuşan, özü sözüne uygun olan insana güvenilir. Müslüman iş hayatında da doğruluktan ayrılmaz, kimseyi aldatmaz.
Emanet
Müslüman kendisine korunmak üzere teslim edilen şeyi korur, emanete hıyanet etmez. Emanet kişilere veya devlete ait bir mal olabildiği gibi yapılması gereken bir vazife de olabilir; üzerimize aldığımız kamu hizmetleri de emanettir.
Merhamet
Müslümanın kalbi insanlara ve diğer canlılara karşı sevgi ve şefkatle doludur; kimseyi incitmez, ihtiyaç sahiplerine yardım eder. Hayvanları aç susuz bırakmak, güçlerinin yetmediği işlere koşmak, dövmek ve eziyet etmek merhametle bağdaşmaz.
Peygamberimiz münafığın alametini üç olarak bildirmiştir: konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman sözünden cayar, kendisine bir şey emanet edilince ona hıyanet eder.
Ahlak kurallarının yaptırım gücü yalnız toplumun kınaması değil, kalplere yerleşen Allah korkusu ve sorumluluk duygusudur. Bu sebeple Müslüman kimsenin görmediği yerlerde bile ahlak kurallarına uyar.